İçeriğe geç
  • Dolar 49,3358
  • Euro 55,2068
  • Sterlin 65,4274
  • Bitcoin 4.063.735 ▼ %1,45

Gündem

Aleyna Çakır davasında İstinaf başvurusu: "Ümitcan Uygun üst sınırdan ceza almalı"

Aleyna Çakır'ın ölümüne ilişkin Ümit Can Uygun'a verilen 4 yıl hapis cezası ve beraat kararının ardından dosya istinafa taşındı. İstinaf dilekçesinde kararın kaldırılması ve sanığın tutuklanması talep edilirken, olay yerindeki şüpheli ayrıntılara dikkat çekildi. Dilekçede, Uygun'un üst sınırdan ve ceza indirimi uygulanmadan tutuklanması istendi.

Kamuoyunda "Aleyna Çakır" olarak bilinen Sema Esen'in ölümüne ilişkin davada, Ümit Can Uygun hakkında verilen 4 yıl hapis cezası ve beraat kararı sonrasında süreç istinafa taşındı. Dilekçede mahkeme kararının kaldırılması, sanığın üst sınırdan cezalandırılması ve tutuklanması talep edildi.

Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Ümit Can Uygun hakkında "intihara yönlendirme" suçundan 4 yıl hapis cezası verilirken, "eziyet etme" suçundan ise beraat kararı verilmişti. Kararın ardından Sema Esen'in ailesinin vekili Avukat Umur Yıldırım, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmek üzere hazırladığı istinaf dilekçesini mahkemeye sundu.

Avukat Yıldırım tarafından sunulan istinaf başvuru dilekçesinde, yerel mahkemenin kararının hukuka aykırı olduğu belirtilerek kararın kaldırılması talep edildi.

OLAY YERİNDE ŞÜPHELİ DETAYLAR

Dilekçede, Aleyna Çakır'ın intihar ettiğine dair kabulün aksine olay yerinde hayatın olağan akışına aykırı pek çok emarenin bulunduğuna dikkat çekildi. Olay yeri inceleme tutanaklarına dikkat çekilen dilekçede özetle şu ifadelere yer verildi:

"Olay yerinde maktule ait olduğu değerlendirilen yarım bırakılmış bir sigara, hazırlanmış olmasına rağmen tüketilmemiş olan üç kişilik bir kahvaltı sofrası ve maktulün telefonunun şarj cihazına takılı bırakıldığı görülmektedir. Neden kahvaltı hazırladığı, neden üç kişilik bir sofra kurduğu, neden içmekte olduğu sigarasını yarıda bıraktığı hususlarının aydınlığa kavuşturulması gerekmektedir."

Dilekçede, yapılacak incelemelerin ardından olayın "intihar" değil "kasten öldürme" olduğunun tespiti halinde suç vasfının değişmesi gerekeceği vurgulandı. Ayrıca dilekçede, Uygun'un Çakır üzerinde kurduğu baskı ve şiddet sarmalı tanık anlatımlarıyla da yer aldı. 

TUTUKLAMA TALEBİNDE ESRA HANKULU DETAYI

Dilekçede yer alan diğer bir detay ise Uygun hakkında tutuklama tedbirinin uygulanmaması üzerine oldu.

Dilekçede yerel mahkeme aşamasında tutukluluk tedbiri uygulanmamasının yeni ölümlü olaylara yol açabileceği vurgulanarak Esra Hankulu cinayetine atıfta bulunuldu.

Dilekçede şu ifadeler yer aldı:

"Kaldı ki sanık hakkında işbu dosya nedeniyle tutukluluk tedbiri uygulanmamış, bu nedenle sanık Esra Hankulu isimli bir kadının daha ölümüne sebebiyet vermiştir. Her ne kadar Esra Hankulu'nun ölümüne ilişkin olayın işbu dosyanın konusu olan fiilden bağımsız bir yargılamaya konu olduğu kabul edilse de sanığın benzer nitelikteki eylemlerinin ve yeniden suç işleme riskinin yüksek olduğu değerlendirildiğinde tutukluluk tedbirinin kamuoyunun güvenliği bakımından önemli olduğunun altını çizmek gerekmektedir. Bu kapsamda her ne kadar ilk derece mahkemesinden sanığın hükümle birlikte tutukluluğu tarafımızca talep edilmişse de gerekçeli karar incelendiğinde mahkeme bu konuda herhangi bir değerlendirme bile yapmamıştır. Bu kapsamda CMK'nin 100 ve devamı maddelerinde öngörülen tutuklama koşullarının oluştuğu, adli kontrol tedbirlerinin ise somut olay bakımından yetersiz kalacağı değerlendirilerek, sanığın tutuklanmasına karar verilmesi gerekmektedir."

"TUTUKLULUK TEDBİRİ UYGULANMALI"

İstinaf dilekçesinin sonuç kısmında ise şu talepler yer aldı:

• Sanık Ümit Can Uygun hakkında TCK 84/4 kapsamında üst hadden ve takdiri indirim uygulanmadan ceza verilmesi,

• Bu talebin kabul edilmemesi halinde sanığın "intihara yönlendirme" suçunu düzenleyen TCK 84/2 ve "eziyet" suçunu düzenleyen TCK 96 kapsamında üst hadden cezalandırılması ve takdiri indirim uygulanmaması 

• Sanık hakkında tutuklama tedbirinin uygulanması,

• Yerel mahkeme kararının kaldırılması ve dosyanın duruşmalı olarak incelenmesi istendi. 

"CİDDİ SORU İŞARETLERİ MEVCUT"

Sürecin, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin yapacağı inceleme ile devam edeceğini ifade eden Avukat Umur Yıldırım, şu değerlendirmeyi yaptı: 

"Aleyna Çakır' olarak bilinen Sema Esen'in ölümüne ilişkin Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın karar duruşmasında sanık Ümit Uygun hakkında 'İntihara Teşvik Etme ve İntihar Kararını Kuvvetlendirme' suçundan 4 yıl hapis cezasına hükmedilmiş; 'Eziyet' suçundan ise beraat kararı verilmiştir. Yargılama sürecince amacımız genç bir kadının ölümüne ilişkin tüm şüphelerin giderilmesi ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılması olmuştur. Ancak mahkeme heyetinde yakın zamanda yapılan değişikliği takiben dosyadaki önemli çelişkilerin yeterince değerlendirildiğine ilişkin ciddi kaygılarımız bulunmaktadır. Özellikle maktulün cesedinin bulunduğu yerde keşif yapılması ve olay yerinin fiziki koşullarının incelenmesi tarafımızca heyetten defaatle talep edilmişse de bu taleplerimiz karşılıksız kalmıştır. 

Maktulün maruz kaldığı şiddeti gösteren görüntüler, ses kayıtları ve tanık anlatımları karşısında mahkeme tarafından sanık hakkında 'Eziyet' suçundan verilen beraat kararını biz de anlamakta güçlük çekiyoruz. Ayrıca Ümit Uygun hakkında 'İntihara Teşvik Etme ve İntihar Kararını Kuvvetlendirme' suçundan verilen 4 yıllık hapis cezasının alt sınırdan belirlenmesi ve tutuklama taleplerimizin kabul görmemesi kamu vicdanında ciddi soru işaretleri yaratmıştır. 

Çakır'ın ölümüne ilişkin cevapsız kalan soruların takipçisi olmaya, hukuki mücadelemizi bir üst mahkeme olan istinaf aşamasında sürdürmeye ve maddi gerçeğin tüm aydınlığı ile ortaya çıkarılması adına gerekli tüm yasal yolları kullanmaya devam edeceğimizi kamuoyuna bildiririz."

Kaynak: Birgun

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…