Doğu Anadolu'nun Sazlı Sözlü Hafızası: Âşıklar ve Ozanlar
Görsel: Tevfik Teker / Wikimedia Commons, CC BY 3.0
Doğu Anadolu'nun halk müziği geleneğinde âşık ve ozanların yeri, Erzincan ve Van yöresinden örneklerle anlatılıyor.
Doğu Anadolu, yüzyıllardır sözlü kültürün en güçlü biçimde yaşatıldığı coğrafyalardan biridir. Bu topraklarda deyişler, türküler, ağıtlar, gelin havaları ve doğa türküleri, yörenin tüm duygusunu ve yaşayışını yansıtan en önemli kültürel miraslardır. Halk müziğinin bu zengin dokusunu taşıyanlar ise kuşaktan kuşağa aktarılan ustalıklarıyla âşıklar ve ozanlardır. Onlar, sazı ve sözüyle yalnızca birer sanatçı değil; aynı zamanda bölgenin tarihini, acısını, sevincini ve umudunu dile getiren hafızasıdır.
Âşıklık Geleneğinin İzinde
Doğu Anadolu'da âşıklık geleneği, halkın ortak duygu dünyasını yansıtan türkülerle iç içe gelişmiştir. Bu gelenek, yörenin kendine özgü ritim zenginliğiyle beslenir. Halk müziğinde 2 ve 4 zamanlı ana usullerin yanı sıra bunların üçerli biçimlerine sık rastlanır. 5, 7, 8 ve 9 zamanlı birleşik usullerin değişik tipleri ile 10 ve 11 zamanlı usullerin tipine uygun ezgiler, âşıkların repertuvarının temelini oluşturur. Bu çeşitlilik, ozanların doğaçlama yeteneğini ve müzik bilgisini de besler; her ezgi, anlatılan hikâyenin duygusuna göre şekillenir.
Erzincan halk müziği, bu geleneğin en canlı örneklerini barındırır. Özellikle Kemaliye'nin bu müzikte ayrı bir yeri vardır. Kemaliye ağzı, kendi içinde Abçağa, Teymen ve Vank gibi ağız özellikleri gösterir. Bu ağız farklılıkları, âşıkların yorumuna derinlik katar. Yeşil kurbağalar öter göllerde adlı uzun hava, yalnızca Erzincan'da değil, başka yörelerde de söylenen ünlü bir ezgidir. Ala Gözlü ve Hoyrat da bu coğrafyanın tanınmış havaları arasındadır. Bu eserler, âşıkların dilinde nesilden nesile aktarılarak bölgenin ortak hafızasını oluşturur.
Sazın ve Sözün Ustaları
Doğu Anadolu'da âşıkların en yakın dostu olan saz, bağlamadır. Erzincan'da bağlama yaygın olarak kullanılan halk sazıdır. Cura ve çöğür denilen sazlar ise tezensiz çalınır; sağ elin parmak uçları tezene gibi kullanılır. Bu teller üzerinde sıyırarak alma yöntemine şelpe denir. Bu çalım tekniği, yöresel üslubun en belirgin özelliklerinden biridir ve âşıkların icrasına ayrı bir tat katar. Sazın tellerinden dökülen nağmeler, ozanların sözleriyle birleşerek dinleyiciyi geçmişten bugüne uzanan bir yolculuğa çıkarır.
Erzincan türküleri, âşıkların anlatım gücünü ortaya koyan zengin bir çeşitliliğe sahiptir. Tören türküleri, kırık havalar, hüzünlü türküler, olaylı türküler, mesleki türküler, kahramanlık türküleri, orta oyunu türküleri, hikâyelerde geçen türküler, dinî türküler ve mayalar (uzun havalar) yöre türkülerini oluşturur. Bu türlerin her biri, âşıkların farklı bir yönünü yansıtır. Kimi zaman bir kahramanlık destanı, kimi zaman bir ağıt, kimi zaman da bir düğün coşkusu olarak karşımıza çıkar. Bu çeşitlilik, âşıklık geleneğinin halkın tüm yaşam alanlarına dokunduğunu gösterir.
Van'dan Yükselen Sesler
Doğu Anadolu'nun âşıklık geleneği yalnızca Erzincan ile sınırlı değildir. Van, bu geleneğin yaşatıldığı bir diğer önemli merkezdir. Van'da somut olmayan kültürel miras taşıyıcıları arasında âşık-ozan olarak kayıtlı sanatçılar bulunur. Bu sanatçılar, Bakanlığın bilgi ve belge merkezine kayıtlı olup Sanatçı Tanıtma Kartı almışlardır. Bu kart, onların geleneği sürdürme ve geleceğe taşıma çabalarının resmî bir göstergesidir. Van'daki âşıklar, tıpkı diğer yörelerdeki ustalar gibi sazı ve sözüyle halkın sesi olmaya devam etmektedir.
Van'daki kültürel miras taşıyıcıları yalnızca âşıklardan ibaret değildir. Aynı listede mahalli sanatçı (ses) olarak kayıtlı isimler de yer alır. Bu sanatçılar, yörenin türkülerini ve uzun havalarını seslendirerek geleneğin canlı kalmasını sağlar. Ayrıca müzik aletleri yapımı ustaları da bu zincirin önemli halkalarındandır. Bağlama yapım ustaları, âşıkların kullandığı sazları büyük bir özenle üretir. Bu ustalar olmadan, âşıklık geleneğinin sürdürülmesi düşünülemez. Sazın tellerine hayat veren bu emek, bölgenin müzik kültürünün temel taşlarından biridir.
Geleneğin Geleceğe Aktarımı
Doğu Anadolu'daki âşıklık geleneği, yalnızca geçmişin mirası değil, aynı zamanda yaşayan bir kültürdür. Bakanlığın somut olmayan kültürel miras taşıyıcıları listesinde yer alan sanatçılar, bu geleneğin bugünkü temsilcileridir. Âşık-ozan olarak kayıtlı isimler, saz çalma ve sözlü anlatım becerileriyle bu mirası yaşatmaktadır. Onların yanı sıra mahalli sanatçılar da sesleriyle türküleri geleceğe taşır. Bu sanatçıların varlığı, geleneğin yalnızca bir nostalji olmadığını, hâlâ canlı ve dinamik bir biçimde sürdüğünü gösterir.
Bu kültürel mirasın korunması, yalnızca sanatçıların değil, aynı zamanda dinleyicilerin de katkısıyla mümkündür. Âşıkların ve ozanların anlattığı hikâyeler, söylediği türküler, Doğu Anadolu insanının ortak duygu dünyasını yansıtır. Bu eserler, bölgenin dağlarını, yaylalarını, acılarını ve sevinçlerini dile getirir. Her türkü, her uzun hava, bu toprakların sesidir. Bu sesi dinleyen ve gelecek kuşaklara aktaran herkes, bu zengin kültürel mirasın bir parçası olur. Böylece Doğu Anadolu'nun sazlı sözlü hafızası, âşıkların ve ozanların ellerinde, kuşaktan kuşağa aktarılmaya devam eder.
Kaynak: erzincan.ktb.gov.tr, van.ktb.gov.tr
Görsel: Tevfik Teker, Wikimedia Commons, CC BY 3.0
THA - TürkAta Haber Ajansı