İçeriğe geç
  • Dolar 49,3358
  • Euro 55,2068
  • Sterlin 65,4274

Dünya

Fransa'da direniş geri adım atmıyor

Fransa'da lise öğrencilerinin başlattığı ve toplumsal tabanı her geçen gün genişleyen eylemler yeni haftasına girerken hükümet tüm çabalarına rağmen isyanı söndüremiyor. Bugün gerçekleşecek büyük eylem ve cumartesi yapılacak hayat pahalılığı yürüyüşü, hareketin gidişatını belirleyecek.

Fransa'da okulların kötü koşullarına karşı başlayan lise eylemleri dördüncü haftasında da sürüyor. Eğitim Bakanlığı'na göre pazartesi günü ülke genelinde 130'dan fazla okul kapalı kalırken lise kapalı kalırken Bakanlık, ülke genelindeki eylemlerde sekiz eğitim emekçisi yaralandığını açıkladı.

Hükümetin "3 bin öğretmen atama" gibi hamleleriyle sönümlendiremediği hareket şimdi yeni bir eşikte.

Öğrenci sendikalarının çağrısıyla gençler ülkle çapında sokaklara inmeye hazırlanırken eğitim sendikalarının yanı sıra Genel İş Konfederasonu (CGT), Solidaires ile birçok konfederasyon ve sol parti eyleme desteğini açıkladı.

17 Ekim Cumartesi ise akaryakıt zamlarına ve hayat pahalılığına karşı yapılacak eylem ise öğrencilerin yanı sıra sendikalar ve 2018'deki yakıt zammı protestolarının başrolündeki "Sarı Yelekliler" hareketini bir araya getirecek.

HÜKÜMETİN "KIRINTI" ADIMLARI

Hükümet, öğretmen açığının en ağır olduğu 114 liseye 3 bin yedek öğretmen gönderileceğini açıkladı. Hükümet sözcüsü pazartesi günü atamaların başladığını söyledi. 2027 bütçesinde öğrencilerin taleplerine göre değişiklik yapılacağı sözü de verildi. Öğrenciler ise ikna olmuş değil. Lise öğrencileri sendikası ilk açıklamaları "kırıntı" diye niteledi.

Öğretmen sendikaları ise kararı, gönderilecek öğretmenlerin okulların ihtiyaç duyduğu branşa ya da bölgeye uymayabileceği gerekçesiyle yalnızca geçici bir çözüm olarak değerlendirdi. Kamuoyu da öğrencilerden yana. Ipsos-BVA'nın 11 Ekim'de yayımlanan anketine göre katılımcıların yüzde 54'ü eylemleri destekliyor. Macron'a yönelik olumlu görüş ise yüzde 15'le 2017'den bu yana en düşük seviyeye geriledi.

POLİS ŞİDDETİ HAREKETİ BÜYÜTTÜ

Adalet Bakanlığı'na göre eylemlerin başından bu yana 6 bin 877 kişi gözaltına alındı, bunların yüzde 86'sı reşit değil. 2018'de Sarı Yelekliler hareketinin ilk ayındaki gözaltı sayısı 4 bin 596'ydı. Polis biber gazı, cop ve ses bombalarıyla müdahale etti. 15 yaşındaki bir öğrenci sersemletici el bombası yüzünden sol elini kaybetti. 16 yaşındaki bir öğrencinin gözü plastik mermiyle kısmen kör oldu, 14 yaşındaki bir başkasının çenesi gaz kapsülüyle parçalandı. Le Figaro'nun aktardığına göre en az 215 öğrenci ve 85 eğitim emekçisi yaralandı. Hükümet sersemletici bombaların kullanımını askıya aldı, polis hakkında 24 iç soruşturma açıldı. BM de güç kullanımının orantılı olması çağrısında bulundu. Sciences Po'dan sosyolog Paolo Stuppia'ya göre baskı 1968'den bu yana görülmemiş düzeyde. Sosyolog Valérie Becquet ise polis şiddetinin velileri ve sendikaları da hareketin içine çektiğini söylüyor. Yetişkinler öğrencilerle birlikte yürümekle kalmadı, avukatlara ve hâkimlere de başvurdu.

KEMER SIKMA VE SEÇİM HESAPLARI

Hükümetin elini kamu maliyesi bağlıyor. Mecliste çoğunluğu olmayan hükümet, muhalefetin kemer sıkma önlemlerine direnmesi yüzünden 2027 bütçesini geçirmekte zorlanıyor. Bütçe açığı milli gelirin yüzde 5,4'ü, kamu borcu ise yüzde 120'si düzeyinde. Akaryakıt ve enerji fiyatlarının körüklediği hayat pahalılığı öfkeyi büyütüyor. Nisan 2027'deki cumhurbaşkanlığı seçimine altı aydan az kaldı ve Ifop anketinde aşırı sağcı Ulusal Birlik'in (RN) adayı ilk turda yüzde 35'le önde. Hükümet ve sağ partiler, eylemleri destekleyen Boyun Eğmeyen Fransa'yı (LFI) gençleri seçim için kullanmakla suçluyor. LFI ise hareketi örgütlemediğini, yalnızca desteklediğini söylüyor. Parti pazar günkü mitinginde eylemci öğrencileri sahneye çıkardı, oy kullanma yaşının 16'ya indirilmesini ve üniversitelerde seçmeli kabulün kaldırılmasını önerdi.

HER ŞEY DÖKÜLEN BİR LİSEDE BAŞLADI

Eylemler eylül ortasında Paris'in banliyösü Saint-Denis'te, okul binalarının kötü durumuna tepkiyle başladı ve kısa sürede ülkeye yayıldı. Öğrenciler daha kısa okul günleri, daha az kalabalık sınıflar, öğretmen açığının kapatılmasını ve binaların onarılmasını istiyor. Yoksul mahallelerdeki okullarda çok daha fazla dersin boş geçmesi, yalıtımı kötü sınıflar ve karmaşık üniversite yerleştirme sistemi de şikâyetler arasında. Öğretmen sendikası SNALC'nin başkanına göre okul sistemi uzun zamandır kriz içinde. Hareket banliyölerle de sınırlı kalmadı. Özel okulların öğrencileri, hatta muhafazakâr yapısıyla bilinen Paris-Panthéon-Assas Üniversitesi'nin öğrencileri de blokaj yaptı. Belçika ve İtalya'da da öğrenciler sokağa çıktı. Marsilya'da okulunun önünde eylem yapan 16 yaşındaki Emeline ise şöyle diyor: "Gerçek önlemler ve gerçek bir diyalog istiyoruz, baskı değil."

Kaynak: Birgun

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…