İçeriğe geç

Kategoriler

Doğu Anadolu HaberleriErzurumErzincanVanMalatyaElazığAğrıKarsArdahanIğdırMuşBitlisBingölTunceliHakkari
SiyasetCumhurbaşkanlığı
Bakanlıklar
TBMMSiyasi PartilerGenel Merkezİl / İlçe Başkanlıkları
KamuKamu KurumlarıMülki İdareValiliklerKaymakamlıklar
Güvenlik
STKToplum ve YaşamSivil Toplum Kuruluşları
Yerel YönetimlerBüyükşehir ve İllerİlçelerBelediyeMuhtar
DünyaNATOUluslararası KuruluşlarBirleşmiş MilletlerAvrupa Birliği
SporFutbolBasketbolVoleybolHentbolGüreşAtletizmTenisYüzmeMotor SporlarıDövüş Sporları / BoksE-SporAmatör SporEngelli Sporları / Paralimpik
Yerel
Marmara
Ege
Akdeniz
İç Anadolu
Karadeniz
Doğu Anadolu Haberleri
Güneydoğu Anadolu
Doğu Anadolu Rehber
  • Dolar 49,3490 ▲ %0,18
  • Euro 55,4096 ▲ %0,02
  • Sterlin 65,3198 ▼ %0,09
  • Gram Altın 6.651,99 ▲ %1,62
  • Çeyrek Altın 10.701,86 • %0,00
  • Gümüş 95,67 ▲ %2,04
  • Bitcoin 4.067.818 ▲ %0,10
  • BIST 100 12.213,58 ▲ %0,75

Dünya

Ülkeyi savaşa sürüklüyorlar: TSK'yi Arabistan'a gönderme planı

TSK'yi Arabistan çöllerine göndermeye hazırlanan iktidar Mekke Anlaşması'nı Meclis'e getiriyor. Uzmanlara göre ABD'nin taşeronluğu için ülke tehlikeli sulara sürükleniyor.

Politika Servisi

Amerika'nın dümen suyunda tam yol ilerleyen AKP iktidarı Yemen savaşı için Suudi Arabistan'a asker göndermenin hazırlıkları içerisinde. Amerikan emperyalizminin Ortadoğu'daki yükünü azaltmak amacıyla ABD'nin Pakistan, Suudi Arabistan ve Türkiye arasında 7 Ağustos'ta imzalanan Mekke Anlaşması çerçevesinde gönderilmesi planlanan askerler için zemin hazırlıyor.

Yemen'deki Husi güçleri Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'ı dün bir kez daha vururken Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na ilişkin çalışmaların sonuçlandığını, yakın zamanda Meclis'e gönderileceğini bildirdi. 

Fidan, "Dün (önceki gün) Cumhurbaşkanımıza da nihai arzımızı bu konuda yaptık. Bunu en kısa sürede Meclis'e sevk etme yönünde kararımız var. Biz kendi çalışmalarımızı hemen hemen bitirmiş durumdayız" değerlendirmesinde bulundu.

SUUDİLER İÇİN SEFERE

Fidan, "Türkiye başka bir ülke toprağına asker gönderip orada bir saldırı yapmayacak" dese de tüm göstergeler TSK'nin Suudi Arabistan çöllerine sürükleneceğini gösteriyor.

Mekke Savunma İttifakı üyeleri Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan'ın Dışişleri ve ordu yetkililer 5 Ekim'de Riyad'a bir araya gelmiş, askeri kuvvetlerin Suudi Arabistan'da hızla konuşlandırılması kararı almıştı. 

Olağanüstü toplantıya katılmalarının ana nedeninin "Suudi Arabistan'ın maruz kaldığı saldırıların görüşülmesi" olduğunu ifade eden Fidan, Türkiye'nin Husiler tarafından yapılan saldırılara karşı nasıl bir katkıda bulunabileceğini Pakistan'la değerlendirdiğini de itiraf etti.

KILIFINA UYDURACAKLAR

Fidan, Mekke Anlaşması'nın bir savunma anlaşması olduğunu iddia ederek, "Bu anlaşmaya taraf olan ülke saldırıya uğradığı zaman siz savunması için yanında olursunuz. Türkiye, başka bir ülke toprağına asker gönderip orada bir saldırı yapmayacak" ifadelerini kullandı.

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Sözcüsü Tuğamiral Aktürk de dünkü haftalık basın toplantısında, "Ülkemiz tarafından sağlanabilecek askeri kuvvet ve yeteneklere ilişkin süreç, Anayasamız ve ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda yürütülecektir" ifadelerini kullandı.

Sözcü, her bir ülkenin "ulusal mevzuatı" doğrultusunda "üzerinde mutabık kalınan askeri güç ve kabiliyetleri sağlayacaklarını ve bunların süratle konuşlandırılmasını temin edeceklerini" açıkladı. Asker sayıları, görev niteliği, komuta düzenlemeleri veya süreye ilişkin herhangi bir bilgi verilmedi.

Reuters'a konuşan bir Türk yetkili, Suudi Arabistan'a ağırlıklı olarak teknik destek sağlanacağını ifade etti. Bir ABD'li yetkili de Türkiye'nin, sağlayacağı kapasitenin, istihbarat, gözetleme ve keşif faaliyetlerinin yanı sıra, insansız hava aracı operatörleri kapsamında olacağını ifade etti.

Mekke Anlaşması'nın bir diğer aktörü Pakistan cephesinde de İslamabad yönetimi, parlamentoda oylama olmaksızın Suudi Arabistan'a hızla ilave birlik sevk etmeyi kabul etti. Enformasyon Bakanlığı, ittifakın ülke içinde "gerekli tüm resmi prosedürlerden geçtiğini" açıkladı. Bakanlık konuşlandırmaya ilişkin ayrıntılarınsa "operasyonel gizlilik kapsamında bir konu" olduğunu ifade etti.

Pakistan, Amerika Birleşik Devleri ve İran arasındaki savaşta, arabuluculuk rolü üzerinde Tahran ile aktif bir temastaydı. 

HUSİLER VURUYOR

Suudi Arabistan 2015'ten bu yana Yemen'deki Husiler'e savaş açmış durumda. Körfez Arap ülkeleri ile birlikte Başkanlık Konseyi'ni destekleyen Suudiler ile Husi yönetimim arasında çatışmalar son dönemlerde şiddetlenmişti. Husi güçlerinin Kızıldeniz'e inerek Babülmendep Boğazı'nı alması sonrası ABD, İsrail ve Körfez ülkelerini teyakkuza geçirdi.

Suudi Arabistan hafta başında "Yemen şafağı" adı altında Husiler'e karşı kapsamlı bir saldırıya girişirken savaş da şiddetlendi. Husiler dün Riyad'daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı'nı balistik füzeyle hedef aldıklarını açıkladı. Suudi Arabistan Husileri "kutsal mekânları" Mekke ve Medine'yi hedef almakla suçlayarak Sünni İslam ülkelerini savaşın içine sürüklemek istiyor. Husiler bu iddiaları "Suçlu Suud rejiminin yaydığı uydurma ve yalanlar" olarak nitelendirerek reddediyor.

∗∗∗

VEKİL GÜÇ OLARAK ROL ALINIYOR

Emekli Büyükelçi Hakan Okcal: "Her şeyden önce asker göndermek için anlaşmanın Meclis'te onaylanması gerekir. Biliyorsunuz 1 Mart teskeresi örneği var Türkiye'nin. O günkü hükümetin istemesine rağmen kendi milletvekillerinin bir kısmı da onay vermedi. Yani Meclis'te gereken destek çıkmadı. Şu anda Meclis'teki aritmetikle muhtemelen bu onaylar alınır.  Eğer Türkiye Mekke'ye ya da Suudi Arabistan'a asker gönderirse bu savaşan bir tarafın lehine çatışmaya müdahale etmek anlamına geliyor. Doğrudan savaşmasak dahi yani onu savunmak üzere giden askerlerimiz de bu çatışmanın bir parçası haline gelecek. Savunma anlaşması bir ülkenin savunmasını güçlendirmek için yapılır. Bizim Ortadoğu'dan gelen bir tehdit algılamamız var mıydı? Husiler'den, İran'dan var mıydı? Bunu hükümetin cevaplaması gerekir. Şimdiye kadar hep İsrail'den gelen bir tehditten bahsediliyordu ki o da şüpheliydi. İran'dan veya vekil güçlerinden bir tehditle karşı karşıya olunduğu konusunda iktidarın böyle bir tutumu yoktu. Bunların açıklanması lazım. Aksi takdirde Türkiye bundan çıkarı olan devletlerin lehine bir vekil güç olarak Ortadoğu'ya müdahale eder. Çıkarları güçlenecek olanlardan birisi elbette Arabistan. Ama arkada İsrail var. Üçüncüsü de Amerika. Hem Bab-ul Med'de boğazının açılması hem Hürmüz Boğazı'nın açılması konusunda. Bundan zarar görecek olan da İran. Türkiye'yi bir çatışmanın içine atılması tehlikesi var."

∗∗∗

VERİLEN GÖREVİ YAPIYORLAR

Prof. Dr. İlhan Uzgel: "Eğer böyle bir anlaşma varsa hukuken bunun Meclis'e gelmesi ve de onaylanması lazım. Yurt dışına asker göndermek için Meclis'in onay vermesi gerekir.

Hükümetin bu konuda elini hızlı tuttuğu, yani hukuki süreç konusunda ağırdan aldığı ama fiili durumda, yani hem anlaşmayı imzalama hem anlaşma doğrultusunda daha onaylanmadan hareket etme konusunda acele ettiğini görüyoruz. Hükümet dış politikayı tamamen Ortadoğu eksenli götürüyor. Trump'ın bıraktığı alanda Ortadoğu'da bazı sorumlulukları üstleniyor. Bir tür bölgesel taşeronluk görevini yerine getiriyor. Yoksa bizim ülke olarak Yemen savaşıyla doğrudan bir ilgimiz yok. Türkiye'nin güvenliğine özel olarak katkı sağlayacak bir anlaşma da değil.

Ama iktidarın ABD ile ilişkileri açısından önemli. Trump yönetiminin verdiği görevi yerine getiriyor. Yani bir de ekonomik koşullarda, bu sıkışıklıkta acaba yani Suudi Arabistan'dan bir miktar ekonomik destek alabilir miyiz, onun peşinde, hatırlatma yapıyor. Geçtiğimiz aylarda mesela Arabistan'da güneş enerjisi santrali kurulma konusunda anlaşıldı. Yani ilk başta Suudiler kendileri güneş paneli üretmiyorlar. Çin'den alıp Sivas bölgesine 30 yıl alım garantisi verildi Suudilere. Yani böyle arka arkaya Suudi Arabistan'a bazı ödüller verildiğini, karşılığında da Suudi Arabistan'dan yaklaşan seçimlerde destek arandığını görüyoruz. Askeri teçhizat, hava koruma sistemlerini göndermeye başladılar. Türkiye'nin kargo uçakları, personelİ gitti. Yaptıkları iş Anayasa'ya aykırı. Türkiye'nin savaşın içine çekilme tehlikesi var."

Kaynak: Birgun

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…