İçeriğe geç
  • Dolar 49,7746 ▲ %0,08
  • Euro 55,8683 ▼ %0,14
  • Sterlin 66,6848 ▼ %0,14
  • Gram Altın 6.384,76 ▼ %0,62
  • Çeyrek Altın 10.560,44 ▼ %0,55
  • Gümüş 86,16 ▼ %1,20
  • Bitcoin 3.999.670 ▼ %1,57
  • BIST 100 11.116,99 ▼ %0,92

Yerel

Van'da TOKİ ile deprem sonrası sağlam yapılar

Van'da TOKİ ile deprem sonrası sağlam yapılar Görsel: sonsoz.com.tr

2011 Van depremlerinin ardından TOKİ ve AFAD iş birliğiyle kentsel dönüşüm ve yeni konut projeleri hayata geçirildi. Uzmanlar, yapı denetimi ve zemin etütlerinin kentteki deprem riskini azalttığını vurguluyor.

Van'da 2011 yılında yaşanan yıkıcı depremlerin ardından, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) ve diğer kamu kurumları tarafından başlatılan yeniden yapılanma çalışmalarıyla kentteki yapı stoku deprem yönetmeliklerine uygun hale getirildi. Yeni konutlar, okullar ve kamu binalarının yanı sıra altyapı yatırımlarıyla şehrin dayanıklılığı artırıldı.

23 Ekim ve 9 Kasım 2011 tarihlerinde gerçekleşen 7,2 ve 5,6 büyüklüğündeki sarsıntılarda 31 bin 870 konut, 8 bin 849 iş yeri ve 9 bin 602 ahır ağır hasar görmüş, 644 kişi hayatını kaybetmişti. Afet sonrası AFAD koordinasyonunda Edremit, İpekyolu, Tuşba ve Erciş ilçelerinde 25 binin üzerinde konut tamamlanarak hak sahiplerine teslim edildi. Ayrıca 17 okul, 33 cami, 9 alışveriş merkezi ve 3 bin 194 ahır inşa edildi.

Kentte 'Yüzyılın Konut Projesi' çerçevesinde 6 bin 803 konutun inşaatına başlanırken, Karayolları 11. Bölge Müdürlüğü, DSİ 17. Bölge Müdürlüğü, Emniyet Müdürlüğü ve Van Adliyesi gibi kurumlar depreme dayanıklı yeni hizmet binalarına taşındı. Son 4 yılda 167'si anaokulu olmak üzere yaklaşık 300 okul hizmete açılırken, Millet Bahçesi yanında yeni valilik binası inşaatı da sürüyor.

Kentsel dönüşüm kapsamında yüzlerce binanın yenilenmesi ve inşaat firmalarının güncel yönetmeliklere uygun hareket etmesiyle yapı güvenliği sağlandı. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Peyzaj Mimarlığı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Onur Şatır, Türkiye'nin deprem kuşağında yer aldığını ve afetlere karşı hazırlıklı olunması gerektiğini belirtti.

Şatır, deprem sonrası önceliğin barınma ihtiyacının karşılanması olduğunu ifade ederek, "Bu, temel yaklaşımın ilk aşamasıdır. Kalıcı konutların sağlam ve doğru zemine yapılması önemliydi. 2012'de, o dönemdeki adıyla Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız, zemin kontrollerini hızlıca yaparak deprem sonrasında yeni yapıların nerelere yapılması gerektiği konusunda girişimlerde bulundu. Yapılaşmalar başladı ve konutlar dağıtıldı. 2012 ve 2013'te birçok kişi ev sahibi oldu, bu noktada bir nebze de olsa yaralar sarılmış oldu." dedi.

Eski yapıların risk oluşturduğuna dikkat çeken Şatır, yapı denetimi ve mühendislik hizmetlerinin önemine vurgu yaptı. Şatır, "Deprem durumunda mühendislik hatasından dolayı binalar yıkılırsa firmalar ceza alacak. Bu durum, kişilerin sorumluluk bilincini de artırmış oldu. Türkiye genelinde şu anda yapı denetim uygulamaları düzenli olarak yapılıyor. TOKİ yapılarında belli standartlar var. Bu standartlar TOKİ'nin kendi mühendisleri tarafından denetleniyor. Mühendisler geldiğinde gerekli eksiklikleri not alıp bildiriyorlar. Denetçilerin bağımsız olması önemli. Beton, temel ve zemin kalitesi önemli. TOKİ'nin, yapının mimari tasarımına uygun tip projeleri var. Statik ve mukavemet hesapları yapılmış tip projelerin bulunması ve bunların çeşitli bölgelere uyarlanabilmesi önemli. Dolayısıyla Van'da vatandaşlarımız deprem öncesinde yapılan TOKİ konutlarında da çok büyük zarar görülmedi. Deprem sonrasında yapılan TOKİ konutları ise daha dikkatli şekilde ve yeni yönetmeliklere göre inşa edildi. Bunların daha sağlam olduğunu düşünüyorum." şeklinde konuştu.

Planlama ve yaşam kalitesinin de mühendislik kadar kritik olduğunu belirten Şatır, "Deprem sonrasında yapılan konutların mühendislik hizmetlerinin iyi olması, planlı yapılaşmaya gidilmesi, yapı yüksekliklerinin zemine göre belirlenmesi ve insanların yaşam standartlarının düşünülmesi gerekiyor. Yeşil alan ve afet sonrası toplanma alanları önemli çünkü sel ve deprem gibi afetlerde insanlar riskli bölgelerden kaçma eğiliminde oluyor. Özellikle depremden sonra yapıları bir anda terk ettiklerinde trafik yoğunluğu inanılmaz artıyor." ifadelerini kullandı.

Kurubaş mevkisindeki TOKİ çalışmaları hakkında da değerlendirmede bulunan Şatır, devlet eliyle yapılan yapılarda zemin etütlerine titizlikle uyulduğunu söyledi. Şatır, "Eğer bir TOKİ veya devlet yapısı yapılacaksa gerekli sondajlar ve zemin etütleri yapılıyor. Günümüzde deprem yönetmelikleri gereği devlet bir yapı yapıyorsa yönetmeliklere uyuyor çünkü sonuç itibarıyla devletin temel önceliği kar etmek değil, insanlara yeni konut ve barınma alanları açmak. Daha sonra sürdürülebilir bir yapı içerisinde elbette belli bir miktar kazanıp yeni yapılara kaynak sağlamak durumunda." diyerek sözlerini tamamladı.

TürkAta Haber Ajansı
Doğu Anadolu Gündemi

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…